ÇALIŞTAY, ÇARKIFELEK, KURUMSALLIK
78719 defa okundu
18 Aralık 2017 Pazartesi - 11:40

 

AHEF Olarak 1-3 Aralık 2017 tariheri arasında Yönetim Kurulu'nun çağrısı ile bir çalıştay yaptık. Bu camiada çalıştaylar çok yapılır. Buna rağmen tanımlarda yetersiz kalabiliriz.

 

 

Tanımı ve çalışma prensiplerini tekrar hatıratmakta fayda var.

 

ÇalıştayKonusunda uzman bir grubun belirli bir yer ve zamanda çok kısa ya da 3 – 4 günlüğüne toplanarak belli bir konu üzerinde derinlemesine bilgi topladıkları, tartıştıkları, probleme çözüm üretip ortak karar aldıkları tekniktir.

 

Burada çaıştayın olmaz ise olmaz bazı özelliklerini ön plana çıkarmak gerekir:

  • Kararlar bağlayıcıdır.

  • Konusunda uzmanlar bir araya gelir. 

  • Önceden planlama yapılmalı, hazırlanmalıdır.Önceden hazırlıklı olması lazım.

  • Hedef belirlenmeli, ortam hazırlanmalıdır.

  • Kişiler değil, düşünceler önemli olmalıdır.

  • Öngörülebilir çıktılar konusunda hazırlanılmalıdır.

  • Tüm katılımcılar birlikte toplantının amaç ve alt amaçlarını saptayıp atölye çalışma gruplarını oluştururlar.

  • Grup atölyelerine gidip konu hakkında tartışarak fikir üretilir.Sonra bu fikirleri uygulayarak denerler.

  • Tüm katılımcılar yeniden bir araya gelirler.Atölyeden gelen öneriler hep birlikte değerlendirilip karara bağlanır ve sonuç raporu yazılır.​

Çalıştay sonuç raporunda yer alan bir cümle ile medyatik olma özelliği kazanmıştır. 

 

AHEF Yönetim Kurulu'nun planladığı, organize ettiği 1-3 Aralık 2017 tarihli çalıştayımızı, sonuç raporu üzerinden koparılan fırtınalar açısından, değerlendirmek şart olmuştur. 

 

Peki ne oldu? Çalıştay nasıl geçti?

 

Çalıştay organizasyon komitesinin belirlediği düzende başlamış, açılış yapılmış ve çalışma atölyeleri oluşturulmuştur. 

 

Fırtınalar koparılan cümlenin hazırlandığı, aslında çalıştayın amaca ulaşması için kilit role sahip, çalışma atölyesi katılımcılar açısından en dengeli ve katılımcı yetkiniğine sahip grup idi. Nüktedan bir katımcının benzetmesi ile " İktidarı, muhalefeti, TTB, Sendikalar vb hepsi orada idi...

 

Kimler katkı verdi peki bu grupta?

 

Ümit IŞILDAK, Recep Yılmaz KOÇ, Hüseyin GÜNTÜRKÜN, İrfan Gazi YILMAZ, Erdoğan TOP, Cem ÇERKES, Murathan ABACI, Lütfi TİYEKLİ, Ülker VURAL . 

Murat YILDIRIM, Mustafa IŞIKLI, Serkan KALINOMUZ da aynı saatlere gelen Yönetim Kurulu toplantıları dışında katkı vermeye çalışmıştır.

 

Çalışma atölyyesinde önceden hazıranan dökümanlar gözden geçirilmiş, yeni fikirlere ortaya konulmuştur. Grubun temel amacı aile hekimlerinin geçmiş maddi kayıplarının telafisi ve gelecekte gelir kaybı olmaması için peşinen önlemler almak idi. Bunun için de mevcut yönetmelikte yer alması için yeni tanımlar ve formüer geliştirilmiştir.

 

Çalışma atölyesinde hazırlanan metin genel gruba sunulmuştur. Genel grup da metni tartışmıştır.

 

Fırtınalar koparılmaya çalışıan cümle konusunda kayda değer bir tartışma da olmamıştır.

 

Yönetim Kurulu da igili metni kamuoyu ile paylaşmıştır.

 

Buraya kadar olanlar normal.

 

Bundan sonrası tam bir facia ...

 

 

 

Baskı karşısında ne diyeceğini bilememe,

Hemen bir suçlu arama,

Sorumluluğu başkasına yıkma,

Apar topar açıklama yapma, açıklamayı değiştirme,

Sanal ortamarda hedef şaşırtma,

Ne istersen var.

 

Kurumsallık, kurumsal ciddiyet buna izin verir mi? İş bilmezsen her yolu mübah görürsün.

Aile hekimliği camiasının doğru değerlendirme yapması için bu olaydaki doğruları tekrar etmekte fayda var.

 

1) AHEF İlk defa çalıştay yapmamıştır. Usul ve esasar belidir. 

 

2) Çalıştayın tüm sorumluluğu, iyisi ile kötüsü ile, Yönetim Kurulu'na aittir. 

 

3) Sorumululuk sahibi YK, çalıştayın kazanımlarını kendi hanesine yazarken, beceriksizlikeri başkasına yüklemez!

 

4) Çalışma laboratuarında yazılan metine kimse itiraz etmemiş, desteklemiştir. Bu grupta TTB Aie Hekimliği kolundan, kamu sendikacılığında aktif olanalrdan, yönetim kurulundan, gölge yönetim kurulundan bir çok kişi yer almıştır. Bir kaç kişinin ( ki ilk açıklamada bir kişinin denmiştir) bu kadar niteliki grubu saf dışı bıraktığını ima etmek bu gruba hakaret etmek olur.

 

5) Aynı metin Çalıştay Genel Grubunda da görüşülmüştür. Genel Grupta Mersin temsilcisinin itirazı olmuş, Yönetim Kurulu'ndan Dr. Mustafa IŞIKLI da aile hekimlerine ek hukuki sorumluluk getireceği konusunda saptama yapmıştır.

 

6) Bugün yansıtma politikası güden YK üyeleri aynı metin için tartışma sırasında her hangi bir itiraz da bulunmamış, hatta aktif olarak desteklemiştir.

 

 

 

7) Günü kurtarmak için çalıştay tekniği bile inkar edilmektedir. Çalıştay raporunda Genel Grup tarafından kabul edilmeyen bir ifadenin yer alması düşünülebilir mi? Çalışma laboratuarında kimse fark etmedi. Genel grupda da kimse fark etmedi. Hatta Yönetim kurulu da fak edemedi. Bunun çalıştaya katılanlara ve hatta kendilerine yapılan bir küçümseme olduğunun farkında değiller mi?

 

İlk açıklama da tek kişi yazıyordu, sonradan bir kaç kişi oldu. Yakında bütün grup diye revize edilir herhalde.

 

 

 

8) Anadolu'da söylenen bir Türkü vardır: "Ham meyvayı kopardılar dalından, beni ayırdılar nazlı yarimden" . AHEF in yaptığı, kazanımları açısından çok ciddi, bir çalışma ancak bu kadar değersizleştirlebilir di...

 

"Ciddi bir çalıştay yapacağım ." diye insanları toplayacaksınız, sonra da ham rapor, olgunlaşmakta olan rapor vb diye adlandırıp yapılan çalışmaları küçümseyeceksiniz.

 

Yapmayın! Bundan sonra bu tip çalışmalara katılacak insanların şevkini kırmaktan başka bir işe yaramaz bu yapılanlar.

 

8) Basın açıklaması yapılmış. Neye karşı? Dünyaya bakış açısı sabit olan bir gazetede, bir muhabirin yaptığı bir habere.

 

Haberi ciddiye alan oldu mu? Hayır, başka bir haber sitesinde yer almadı.

 

Basın açıkmamız sadece kendi sitemiz de yer aldı?  Evet, sadece kendi sitemizde yer aldı.

 

Peki neden koparıldı bu fırtına?

 

Son kelam: "Bilmediğin işe karışma, bilmediğin yola gitme!" Türk Atasözü

 

 

Dr. Lütfi TİYEKLİ'nin köşe yazısı