AİLE HEKİMLİĞİ SİSTEMİNDE ÇALIŞAN BİNLERCE KİŞİ İŞSİZ KALACAK!
130516 defa okundu
14 Ocak 2017 Cumartesi - 18:00

ASGARİ ÜCRET AİLE HEKİMLİĞİ HİZMETLERİ İLİŞKİSİ

 

Aile Hekimleri, kamu hizmeti veren çalışanlar içinde statüsü en karmaşık olan gruptur.   

 

 

 

Sağlık Bakanlığı, baskı yapabileceği, kamunun açıklarını kapatmaya yarayacak tüm konularda Aile Hekimlerini memur/kamu çalışanı gibi kabul etmektedir. Kamu kurumlarına yapılamayan baskı, sözleşmeli olma statüsü bahane edilerek Aile Hekimlerine yapılabilmektedir. Örneğin bu konuda açık hüküm olmasına, mahkeme kararlarına rağmen hala Aile Hekimlerine adli nöbet, defin nöbeti verilmeye çalışılabilmektedir.    

 

Sağlık Bakanlığı, konu  personel giderleri, diğer harcama konuları olunca Aile Hekimlerini özel sektör kabul etmekte ve serbest piyasa ekonomisinin acımasız ortamında yalnız bırakmaktadır.   

 

Aile Hekimleri, yanında çalıştırdıkları personelin ücretini, sigortasını kendileri ödemek zorundadır. Kira, Isıtma-soğutma masrafları, tamiratlar, ofis malzemeleri, elektrik, su, iletişim, tıbbi giderler ve benzerlerinin aile hekimleri tarafından karşılanması istenmektedir. Aile hekimleri sistemden ayrıldıktan yıllar sonra bile personel kıdem tazminatı ödemek zorunda kalabilmektedir.   

 

Kamu, aile hekimliği mevzuatına getirdiği kalite standartları ile aile hekimleri üzerinden istihdam sağlamaktadır.

 

Bu dolaylı istihdam modeli ile Sağlık Ocağı döneminde çok daha fazla personel olmasına temizliği çok tartışılan binalar artık daha az personel ile, daha az masraf ile pırıl -pırıl gözükmektedir.   

 

Aynı durum sağlık personeli için de geçerlidir. Çalışan personel sayısı çok daha az  olmasına rağmen verilen hizmetin  kalitesi çok üst düzeylere çıkmıştır.   

 

Aile hekimliği mevzuatı ile Aile Sağlığı Merkezleri için aile hekimlerine bir ödenek verilmektedir. Tüm masrafların bu verilen ödenek ile karşılanması istenmektedir.  “Cari gider ödeneği” olarak adlandırılan bu ödeme kalemi adeta aile hekimleri için bir “Lütuf” gibi gösterilmeye çalışılmaktadır. Her fırsatta bu cari gider ödeneğinin verilmemesi gerektiği söylenmektedir.

 

Bu cari ödenek memur maaşlarına yapılan artış kadar artırılmaktadır. Toplu sözleşmedeki artış oranı cari gider ödeneğindeki artışı için de kullanılmaktadır.   

 

 

Tüm Türkiye’nin aile hekimliği sistemine geçtiği 2011 ocak ayında asgari ücret 629.95 ₺ idi. 2017 Ocak ayı için bu rakam  1404.06 ₺ olmuştur. Asgari ücrette artış % 122,88 olmuştur.

 

Cari giderler hesaplamasında kullanılan tavan ücret 2011 ocak ayında 2884 ₺ idi. 2017 Ocak ayı için bu rakam 4687,27 ₺ olmuştur. Cari gider ödeneği için artış % 62,52 olmuştur.

 

Çarpıklık bu rakamlar ile çok açık ortaya çıkmaktadır:  %62,52 ödeme artışı ile % %122,88 masraf artışının karşılanması istenmektedir.  Cari gider ödeneğindeki ortalama kayıp 2000 ₺ civarıdır.

 

Cari giderden ödenmesi istenen aile hekimliği bşladığında istenmeyen yeni zorunlu hrcm kalemlerini bu hesaba kattığımızda gerçek kayıp çok daha fzladır.

 

 

 

Bu mantıken açıklanması imkânsız bir durumdur.

 

Bu nedenle aile hekimleri hizmet kalite standartları yüksek Aile Sağlığı Merkezleri kurmaktan mecburen vazgeçmeye başlamıştır. 

 

Sağlık hizmeti alan vatandaşlarımız da bu durumdan etkilenecektir. 

 

1)       Yüksek standartlı aile sağlığı merkezlerinden  vazgeçileceği ve yenileri açılmayacağı için için esnek mesai ortadan kalkacak, aile sağlığı merkezleri günde 2 saat daha az hizmet verecektir.

2)       Aile sağlığı merkezlerinde çalışan personel sayısı azalacağı için hizmet kalitesi de azalacaktır.

3)       Kalite standartlarından vazgeçileceği için yüksek standartlı aile sağlığı merkezleri azalacaktır.

4)       Aile sağlığı merkezlerinde çalışan personel işlerinden olacaktır. Bu da  5000 ile 10000 arası kişinin işsiz kalması anlamına gelecektir. Bu aileleri ile beraber 50000 yakın kişin etkilenmesi anlamına gelecektir.

5)       Yeni açılan aile sağlığı merkezleri de istihdam sağlamaktan vazgeçecektir.

 

Yaşanacak olumsuzlukları herkes görebilmektedir, görebilmelidir.  Sağlık Bakanlığı da bu verileri görmektedir.

 

Bu olumsuz duruma acilen müdahale edilmelidir.  Hizmet kalitesinin düşmesine dur denmelidir. Sağlık çalışanlarının işsiz kalması tehlikesine karşı önlem alınmalıdır.

 

 

Yeni çıkacak yönetmelikte cari gider ödeneği için düzenleme yapılmalıdır. Oluşan olumsuz durum düzeltilmelidir. Cari gider ödeneği ortalama 6600 ₺ olarak belirlenmelidir.

 

Yeni yönetmeliğe, cari gider ödeneğinin asgari ücretteki artış oranında artırılacağı düzenlemesi getirilmelidir.

 

Dr. Lütfi TİYEKLİ'nin diğer yazıları.